24 Aralık 2013 Salı

CANSU VE AŞKIN


Hayat bazen zarları öyle bir denk düşürüyor ki insanın önüne... Sana kalan sadece ayağına gelen topa ufak bir vuruş yapmak oluyor... Anlatacağım hikayede de bana düşen sadece “Evet, çok güzel...” demek oldu ama ortaya fıkra gibi bir anı çıktı. 

O zamanlar Çengelköy’de Ata2 sitesinde oturuyorduk. Cansu çook eski arkadaşım. Aşkın da çook samimi arkadaşım. Aşkın bizim evdeydi. O akşam tüm arkadaşlar bizde toplanacaktık. Ama Cansu Göztepe’de oturuyordu ve Çengelköy’e gelebilmesi oldukça zordu. Cansu ile telefonda konuşurken aklıma geldi, bende araba vardı. Arkadaşlar geleceği için ben çıkamazdım ama Aşkın gidip Cansu’yu alabilirdi.

Aşkın’a sordum Cansu’yu Göztepe’den alıp alamayacağını. “Güzel mi?” dedi. “Çoook” dedim. “Alırım tabii yaa...” dedi. Almaz mı hiç, alır tabii.

Peşinden Cansu’ya dedim ki “Aşkın seni alırsa gelir misin?”. Soruya yine aynı soruyla cevap geldi, “Güzel mi?”...

Tabii sorulardan anlamış olmalısınız her ikisinin de erkek olduğunu. Ve tabii  klasik erkekler olarak bu soruları sormaları gayet normaldi aslında. Cansu Aşkın'ı, Aşkın ise Cansu'yu kız sanmıştı. Ama ben de önüme kadar gelmiş bu eğlence fırsatını kaçıramazdım. Güzel Aşkın, Güzel Cansu’yu almak üzere parfümlenip çıktı evden. Eminim Cansu da benzer yollardan geçmiştir Güzel Aşkın’ı beklerken, çünkü geldiğinde o da iki dirhem bi çekirdek giyinmiş, süslenmişti. Bir erkek ne kadar süslenebilirse tabii...

Aşkın benim arabayı alıp gittiğinden Cansu’nun onu tanıması gayet kolay olmuş. Cansu apartmandan çıkıp arabaya doğru yürümeye başladığında Aşkın hiç bakmamış bile gelene. Ama ne yazık ki bakmadığı o adam arabanın yanına kadar gelip parmağını uzatarak “Aşkın??” diyince, o da “Cansuuu?????” demek durumunda kalmış.


Umduklarını bulamadan gelmişler kuzu kuzu :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder