24 Aralık 2013 Salı

BEN SENİN BİLDİĞİN KIZLARDAN DEĞİLİM



Ne klişe bir cümledir bu. Ne kadar art niyetli, ne kadar kötüleyici, ne kadar çakal bir cümledir.

Vakti zamanında tanıdığım bir kadın, ki o zamanlar onun şirketinde çalışıyordum, bana “Kadın kadının kurdudur.” demişti. Çok anlamamıştım ne demek istediğini. Kocası başka bir kadın yüzünden terk etmişti benim patronu. O da gidip o zamanın en büyük skandallarından birini patlatmıştı kocasının yaptığı işleri basına açıklayarak. Gerçi başka bir kadından dolayı da demişse bu kurtluk meselesini; sen kocana güvenemeyip, sana herhangi bir söz vermemiş, seninle birlikte iyi günde kötü günde diye yemin etmemiş bir kadına güvenmeye çalışmak da veya ondan medet ummak da ne kadar doğrudur ki? Neyse, sonradan kendisini bir yere referans gösterdim ve ne demek istediğini işte o zaman anladım. Yanında staj yaptığım dönemde de cep telefonumu (cep telefonları yeni çıkmıştı), kendisininkiyle aynı model olan arabamı, yurtdışı gezilerimi kıskanan bu kadın benim için herhalde mümkün olabilecek en kötü referansı vermişti. Kendisinin yanındayken bir öğrenci olduğumu bile göz önünde bulundurmadan konuşmuş da konuşmuştu.

Nereden gelip bağlamışım bu konuyu diyeceğim ama daha ilk paragrafta mı dağıtmışım ben kendimi yahu... Bir toparlama girişiminde bulunayım bakayım nereye gidiyoruz.

Bir insan size sürekli aynı şeylerin vurgusunu yapıyorsa, o vurgu yapılan şey aslında başınızdadır yada o insan öyledir dikkat edin. Özellikle Gezi olayları esnasında sanıyorum bir çoğumuzun denk geldiği bir söz vardı; “Özgürlük ve demokrasi kelimelerini sürekli duyduğunuz dakika şüphe edin. Gerçekten özgür olduğunuz memleketlerde kimse size özgür olduğunuzu sürekli vurgulamaz.” (Jacque Fresco). Yani bir insan size sürekli bir şeyden bahsediyorsa o konuda çok dikkatli olmanız gerekiyor aslında.

Eğer bir kız erkeğe “Ben senin bildiğin kızlardan değilim.” diyorsa mesela... Aman diyorum dikkatli olun.

Şöyle düşünün; siz bir arkadaşınızın evine oturmaya gittiniz, evde ikinizden başka kimse yok. Arkadaşınıza der misiniz hiç “Ben hırsız değilim, sen içeriye rahat rahat gidip, beni burada bir süreliğine tek başıma bırakabilirsin.”? Eğer gerçekten bir hırsız değilseniz, böyle bir şey aklınızın ucundan bile geçmez. Yada mesela bir arkadaşınıza kaybettiğiniz kaleminizi soruyorsunuz. Eğer konu ile gerçekten hiç bir alakası yoksa en son nereye bıraktığınızı sorar, size bir şekilde yardımcı olmaya çalışır. Ama eğer o almışsa kalemi “Kalemini neden bana soruyorsun? Bir şey mi ima etmeye çalışıyorsun?” gibi sorular soracak, aslında suçlu olmadığını ima etmeye çalışırken yakayı ele verecektir. Bu durum da çok benzer bir durumdur. Aslında bir çok şey yaşamıştır ama karda yürüyüp izini belli etmemek istiyordur. Bu nedenle odağı kendinden saptırıp daha önceki kız arkadaşlara çevirir.

Kız/Kadın “Ben senin bildiğin kızlardan değilim.” diyerek kendinden önce erkeğin hayatına giren kızları töhmet (henüz kanıtlanmamış suçlama) altında bırakıyor, bir nevi kaşar yerine koyuyor. Ayrıca sen nereden bilebilirsin ki adamın hayatına giren kızları? Belki hepsi çok mazbut kızlardı. Ee o zaman sen kendini ne yerine koymuş oluyorsun hiç düşündün mü?

Bu meseleye siyasetten de örnek verebilirim. Çok sevgili Başbakanımız PKK için “Görüşen şerefsizdir.” Demiyor muydu? Eee ne oldu? Gördük ki görüşüyormuş. Bu tür ağır sözler, yeminler varsa konuya çok daha dikkatli yaklaşmanızda, karşınızdakinin bundan sonraki davranışlarına dikkat etmekte çook çok fayda var. Muhtemelen kimseden yemediğiniz kazığı onlardan yersiniz.

Haaa, tabii bu arada sizi acayip kıskanan, her adımınıza, neredeyse giyeceğiniz dona kadar karışan bir erkek arkadaşınız varsa ona da dikkat edin. Ya gerçekten hastadır. Yada sizi sürekli töhmet altında bırakıp dikkati kendinden uzaklaştırmaya çalışıyor olma ihtimali çok yüksektir. En sıkı boynuz genelde böylelerinden gelir.

Yukarıda söylediğim sözü yineleyerek bitirmek istiyorum yazımı. “Özgürlük ve demokrasi” kelimelerinin yerine istediğiniz kelimeyi koyabilirsiniz artık.

“Özgürlük ve demokrasi kelimelerini sürekli duyduğunuz dakika şüphe edin. Gerçekten özgür olduğunuz memleketlerde kimse size özgür olduğunuzu sürekli vurgulamaz.” (Jacque Fresco).

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder