Bu yazıyı yazmadan önce internette şöyle bir araştırma yaptım “Din nedir?” diye. Öncelikle bu cevapları paylaşayım;
- - Din,
genellikle doğaüstü, kutsal ve ahlaki öğeler taşıyan, çeşitli ayin, uygulama, değer ve kurumlara sahip inançlar ve ibâdetler bütünü. (wikipedia.com)
-
- - Din: Allah tarafından peygamberler aracılığı ile
insanlara ulaştırılan ilahi bir kanundur. Dinin kurucusu Allah, muhatabı
insanlardır. Dinin amacı, insanları iyi ile kötüyü, doğru ile yanlışı, güzel
ile çirkini bildirmektir, onları dünya ve ahiret mutluluğuna kavuşturmaktır. (imanilmihali.com)
- - Din, Akıl sahiplerini, peygamberler vasıtasıyla
gönderilen kitap ve hükümlerle bildirilen gerçekleri benimsemeye ve uygulamaya
çağıran ilahi kanundur. İnsanların yaratıcılarıyla, birbirleriyle ve diğer
varlıklarla olan ilişkilerinin belirleyicisidir. (suleymaniyevakfi.org)
Dini insan fıtratıyla özdeş kabul eden, hilkatin
ve yaratılışın tabiatı olarak değerlendiren tariftir. “Din kolaylıktır” diye
bildiğimiz meşhur hadisteki kolaylık fıtrat ve fıtrata uygunluk demektir.
Nitekim bir rivayette Peygamberimiz ASM söz konusu hadisi ifade buyurduktan
sonra Kur’an’daki “fıtratellahilleti feterannase aleyha” ayetini okur. Din
kolaylıktır demek insan fıtratına en uygun değerler manzumesi din demektir.
Dini yok sayan değerler paslı sinede yük demektir. Nitekim aynı hadisin
devamında “Her kim, dini fıtratın dışında ararsa ona mağlup olur” denilmiştir.
(diyanet.gov.tr)
Daha güncel bir şekilde söylersek
aslında din Yaratıcımız tarafından gönderilmiş olan, daha mutlu bir şekilde
yaşamamızı sağlayan, yol gösteren, hayatımızı kolaylaştıracak olan kişisel
gelişim kitabımızdır.
Peki İslam ne demek? İslam
sözcüğü Arapça "se-le-me" kökünden türemiştir ve
anlamı "barış"tır. Bununla birlikte kökün etken ortaç
şekli eslemedir ve
"teslimiyet" anlamına gelir. Sonuçta İslam, "teslimiyet" anlamına
gelirken, Müslüman da
"teslim olan" anlamına gelir; burada teslim olunan tek Tanrı olduğu
kabul edilen Allah'tır. (wikipedia.com)
(Yazının bundan sonraki kısmında teslimiyet kısmından bahsetmeyeceğim. Tek tanırılı dinlerin hepsinde bu inanç var zaten.)
(Yazının bundan sonraki kısmında teslimiyet kısmından bahsetmeyeceğim. Tek tanırılı dinlerin hepsinde bu inanç var zaten.)
Bu araştırmayı yaparken bir internet
sayfasına aşağıdaki soruya denk geldim.
Soru: Bugün hak dinden başkasına
uyulabilir mi?
Cevap: İslâmiyet
geldikten sonra, önceki dinlerin hükümleri yürürlükten kalkmıştır. Buna göre
Yahûdîler ve Hıristiyânlar da dâhil bütün insanların İslâmiyeti din olarak
seçmeleri gerekmektedir. Nitekim Allahü teâlâ, İslâmiyetten başkasını din
olarak kabûl etmiyeceğini bildirmekte, Kur'ân-ı kerimde meâlen, (İslâm
dîninden başka din istiyenlerin dinlerini Allahü teâlâ sevmez, kabûl etmez.
İslâm dînine sırt çeviren, âhirette ziyân edecek, Cehenneme gidecektir) buyurmaktadır.
(Âl-i İmrân 85)
Bunu bu şekilde okuduğumuz zaman
İslam dinine mensup olmayanların cehenneme gideceğini anlıyoruz. Ancak lütfen
şimdi bir de şu şekilde okuyun cevabı;
BARIŞ geldikten sonra, önceki
dinlerin hükümleri yürürlükten kalkmıştır. Buna göre Yahûdîler ve Hıristiyânlar
da dâhil bütün insanların BARIŞ’ı din olarak seçmeleri gerekmektedir. Nitekim
Allahü teâlâ, BARIŞ’tan başkasını din olarak kabûl etmiyeceğini bildirmekte,
Kur'ân-ı kerimde meâlen, (BARIŞ dîninden başka din istiyenlerin dinlerini
Allahü teâlâ sevmez, kabûl etmez. BARIŞ dînine sırt çeviren, âhirette ziyân
edecek, Cehenneme gidecektir) buyurmaktadır. (Âl-i İmrân 85)
Kelime anlamı BARIŞ olan bir dini
bile evirip çevirip ne hale getirdiklerine bir bakın. Bugün televizyonumuzun
başında oturup savaşları neredeyse canlı izliyoruz. Adam ALLAH-U EKBER diyerek
karşısındaki insanlara, masum halka bombalar atıyor. E be cahil, e be gafil
Allah kendi verdiği canı almak için sana mı ihtiyaç duyacak? Dinimiz cihadı
emreder diyorlar mesela. Kelime anlamı BARIŞ olan bir din savaşı emredebilir
mi? Allah’ın OL demesiyle her şey olabilecekken, BARIŞ’ı yaymak için neden bizi
birbirimize kırdırmakla uğraşsın? Allah kendi göndermiş olduğu kitapları neden
geçersiz ilan etsin?
Yazının başında demiştim ya
aslında kişisel gelişim kitabıdır din diye. İslam’ın içinde bile mezhepler var.
Yani son din, değişmemiş din olmasına rağmen inançta, uygulamada farklılıklar
olabiliyor. Sen başka mezhepin uygulamaları ile daha mutlu isen, o şekilde
mutlu olmayı seçmişsen, ötekisi diğer yolun doğru olduğunu düşünüyorsa neden senin
inandığın şekilde yapması için zorluyorsun onu? BARIŞ’a giden yolda sen A
yolunu seçtiysen, o B yolunu seçtiyse ama sonuçta ikisinde de BARIŞ’a
ulaşabiliyorsan neden kendi yolun için savaş çıkartmaya kalkıyorsun, insanları
zorluyorsun, mutsuz ediyorsun? Allah sana gerçekten bunu emretmiş olabilir mi?
Hele geçen gün din diye beyni
yıkanmış, kendini, aklını, vicdanını kaybetmiş birinin konuşmasına denk geldim.
(Bu linkten ulaşabilirsiniz: http://www.aydinlikgazete.com/yazarlar/mustafa-mutlu/34972-mustafa-mutlu-cehalet-degil-cok-daha-otesi.html
) Adam diyor ki senin memleket sevdanın benim için bir anlamı yok, din
kardeşimin yaşadığı her yer memleket. Peki amca madem memleket gibi bir derdin
yok, o zaman benim memleket dediğim, değer verdiğim yeri bozma, din
kardeşlerinin daha çok olduğu bir yere git, daha mutlu ol. Benim mevcut
mutluluğumu bozma. Amca ne Atatürk’ü, ne laik cumhuriyeti seviyor. Böyle bir
orduya hizmet etmemek için sağlam olmasına rağmen çürük raporu almış. Allah
yalan söylemene izin mi veriyor amca? Ben Kuran-ı Kerim’i 4 kere okudum, hiç
bir yerde böyle bir şeye rastlamadım, hiç bir gerekçe ile yalan söyleyebilirsin
demiyor. Başörtülmesi ile zinaya takılıp kalmışız asıl büyük günahları görmüyoruz
bile, yalan günah amca günah... Başbakanın hırsızlıklarını, kazandığını din
adına harcıyor diye hiç önemsemiyor, hatta neredeyse gidip tebrik edecek. Vergi
vermemek için de elinden geleni yapıyor bu şahsiyet. E ben de seninle aynı
dindenim (gerçi bizi saymıyorlardır eminim ama vergisini düzgün ödeyen, bu adam
gibi çakallaşmamış da çok insan olduğunu biliyorum. Ayrıca ben "Müslümanım" dedikten sonra kıyamet gününe varıncaya kadar hangimizin daha müslüman olduğunu bilemeyeceğiz. Yani amca bizi aynı dinden saymıyorsa dahi buna karar vermek onun hakkı değil.), vergi vermeyerek benim
veya vergisini düzgün ödeyen din kardeşinin hakkını yemiş olmuyor musun? “Karşıma
ne ile gelirsen gel kul hakkı ile gelme” diyen bir dine mensup değil misin sen
amca? Kitabımızda Hristiyan’dan, Musevi’den, şundan bundan çalabilirsin mi
diyor amca? Hangi ayet bu? Kandırma kendini amca. Beni de, Allah’ı da
kandırmaya çalışma. Bırak bu boş ideolojileri. Sen önce insan olmaya çalış. Sen
önce vicdan sahibi ve dürüst insan olmaya çalış. Din senin sandığın gibi bir
şey değil amca. Allah’ın ne sana, ne senin namazına, ne kendisi için savaşmana
ihtiyacı yok.
İnsanlar dinlere isim koyarak
birleşebilmeyi zaten en baştan engellemişler. İnsanlar din diye, Allah adıyla
birbirlerini öldürmüşler, haçlı seferli yapmışlar, Madımak’ta insanlar
yakılmış... Başımızdaki çıkmış habire biz, siz diye ayrıştırıyor bizi. Bir tek
kere başı açık kadın için doğru düzgün bir şey dediğine denk gelmedim mesela. Başörtüsü
konusunda din alimleri bile tam bir fikir birliğine varamamışlarken sen bunun
için örtünmemişi neden rencide edersin? Neden bir tek kere destek olmazsın?
Din için, dindar(!) diye AKP’ye
oy veriyorsanız bütün bunları bir kez daha düşünün. Allah gerçekten bunları
emretmiş olabilir mi???
Denseydi ya şuna İslam yerine
BARIŞ diye. O zaman ayrışır mıydık bu kadar? Yoksa gerçekten tüm dünyaya huzur
mu gelirdi?

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder