Özellikle de yaz gelirken kızlar grubu, plajda sanki bütün
paparaziler kendilerini bekliyormuş gibi bir “manken gibi olma” sevdasına kapılır. “Aaayyy manken gibi
kız valla” denmesi hepimiz için pek bir hayırlı bir lafmış gibi gelir. Tabii bu
arada erkeklerin de manken gibi kızlarla çıkma sevdasından bahsetmeden geçmek
olmaz.
Peki, hiç düşündünüz mü bu gerçekten gözüktüğü kadar iyi bir
şey midir?
Öncelikle Türk Dil Kurumu sözlüğüne bakalım;
1. isim Genellikle modaevlerinde giysileri alıcılara
gösterme işiyle görevli kimse, model
|
2. Ressam ve heykeltıraşların gerektikçe model olarak
kullandıkları, türlü biçimleri alabilen eklemli, çoğunlukla tahtadan yapılmış
insan veya hayvan örneği
|
3. Terzilerin, giysi denemek, sergilemek için kullandıkları
insan vücudu biçimindeki tahta, mukavva vb. kalıp
|
Buradaki son iki maddede bir ortak nokta var; tahta J
İkincisi ise bir manken ajansı sahibinden duyduğum bir
cümledir. Kimin söylediğini net olarak hatırlamıyorum ama “En iyi manken elbise
askısı gibi olandır.” demişti. Yani dikkati kendi üstüne değil elbiseye çeken
kişi.
Mesela bu seneki Beymen kataloglarına baktınız mı hiç?
Benim pek bakasım gelmedi ne yalan söyleyim. Kıyafetten
başka bakabileceğiniz bir şey gördünüz mü? Kadının kıvrımları, güzelliği,
saçları, vs???
Sanıyorum bundan sonra giyim firmaları gittikçe çirkinleşen
modeller ile çalışacaklar. Ki insanlar tüm dikkatlerini sadece onların
ürünlerine çevirsinler, modele değil. Yani Naomi, Cindy, Eva gibi yüzlerine
bakmaya doyamayacağınız modellerin devri geçti.
Ayrıca kime sorsak, özellikle de kadınlar diyeceklerdir ki “Beni
dış görüntüm için beğenmesin. Benim içimdeki ben’i görsün”. Ama 200gr aldığı
zaman krize giren insanlar biliyorum ben. Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu???
Kimse unutmasın ki ilk anda hepimizin ilk dikkatini çeken şey fiziksel görünüm.
Ancak altını doldurmadığınız sürece ne kadar muhteşem görünürseniz görünün
gerisi gelmeyecektir. Ama yine de ilk görüşte aşk nedir düşündünüz mü hiç? Bir
kelime bile etmediğiniz insana nasıl aşık olabilirsiniz? Huyunu, suyunu, karakterini
bilmeden... Görüntüsüne değil de neyine aşık oldunuz pardon? J
Bir de şunu düşünüyorum ki kadınları kimliksizleştiriyor,
kadınlıklarından uzaklaştırıyor bu durum. Zaten bizim toplumumuzda “seksi kadın”
olmak pek hayırlı bir sıfat değildir, neredeyse o.ospulukla eş değer tutulur.
Dolayısıyla bizim yeni neslin ve pek belli etmeselerde ailelerinin pek hoşuna
gitmiş olabilir bu durum. Aseksüel bir görüntü çizmek, kadınların ve erkeklerin
birbirine benzediği haller...
Haa, bu arada söylemeden geçemeyeceğim, benim zayıf insanlar
ile ilgili olumsuz duygularım var, evet... 11 yaşımdayken annem meme kanseri
olup 1.67 boyundaki kadın 43 kiloya düştükten sonra sanırım tüm zayıf insanlar
bana hastalıklı gibi gözükmeye başladı. Ve bu da beni şu düşünceye götürdü; bir
hastalık halinde biraz fazla kilonuzun olması size hayatınızı geri verebilir.
Sonuçta şunu da tüm bilim dünyası kabul ediyor ki; insanlığın varoluşundan bu
yana vücudu yağ tutan kadınlar sayesinde kıtlık dönemleri atlatılabilmiş. O
nedenledir ki eski tablolara baktığınız zaman hiç şimdiki gibi “manken gibi
kızlar” göremezsiniz çünkü onlar size ne doğurganlık, ne de bir gelecek
vaat ederler J
Netice olarak, bence insanlar öncelikle bu “manken gibi”
tanımının güzel bir şey olmadığını çözmeli.
Sağlıklı ve rahat edebileceğiniz bir kiloda kalmanız
dileğiyle...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder